Susuyorum… İçim Yangınlar Sonrası Kül Duman…
Gurbetten de Uzak Sıla Yüreğim, Yürek Sılasına…
Ve Göçmen Bir Kuşun Gagasındaydı Sevda,
Al Mavi İle Sevişirken Kanat Çırpacaktı Vuslat Duvağına…
Olmadı! Sus’tu! Kulakları Sağır, Dilleri Lâl Eden Çığlık/ Suus!
Olamadı! Sustu Yürekler, Dağlanıp Feryadı Sus İle…
Oysa Ne Sözcükler Vardı, Aşka, Mutluluğa Kul Köle
Daha Dile Gelmeden, Kefensiz, Susa Konulan…
Kanatlarını Açamadı, Uçamadı… Ulaşamadı Diyarına!
Uçamazdı Kahretsin! Dağ Yüklemişlerdi Kanadına!
II
Bir Tek Mülteci Acılar Kural Tanımıyor,
İsyanla Ağıda Firar Ederken,
Sanki Konuşsa da Yürek,
Sesinin Ulaşacağı Yerde Yar mi Var?
Islak Çöller, Kupkuru Okyanuslar
Ve Alev Alev Bulutlardan Magmalar…
Önce Seni Senden
Sonra, Sen Onlarla Bir, Benden Seni;
Bense, Bu Kasta Dağ Gibi Kahrımla,
Yaşayacak Gücü Kendimden…
Ah Be Sevdalım, Ah Be Ömür,
Uzaklara Suskun Sevgili Hüznüm,
Hasret Gecelerinde,
Bakışlarımızı Buluşturduğumuz Gökyüzüm Aah!
Oysa En Büyük Müjdeydi,
“Beklediğin Ben” Deyip Gelişin…
Ve En büyük felaketti,
Adresi Biz Değilken,
Ayrılık Denilen Kahpe Fişeğinin,
Yürek Tetiğini Yokluğuna Düşürüp,
Katlimize Ferman Verip gidişin!
III
Yok, Öyle Düşünme…
Emin Ol Yinede Kırgın Değilim,
Biliyorum, Çaresizliğim Olurken
Bir O Kadar Çaresizdin
"Sonsuzluk Bahçenim" Derken,
Sonuma Açandın Gün Çiçeğim…
Söylenme İçten İçe,
Yerinme Öyle, Kızamıyorum,
Bir Yerde Haklısın;
Çünkü Sen, Bir Türlü Gelemedin ki Gidesin!
IV
Olur Ya, Bir Gün Çat Kapı Çıkar Gelirsen,
Belki Sesine Ses Gelmeyecek,
Ola ki Kapıyı Açan da Olmayacak…
Ama Tasa Etme!
Hani verandasın da Yaşlanacağımız Bir Evimiz Olacaktı Ya?
İşte O Evin Kapısını, Sonsuza Kadar Açık Bıraktım Sana..
Sakın Çekinme, Ben Açmış Gibi Öylesine Gir İçeriye…
Beni Göremeyince,
En Büyük Şaşkınlığını Yaşayacaksın Belki de..
Çünkü Yalnızlığınla Günbegün Kazılmış Sonsuzluğuma,
“Daha Bir Kaç Gün Evveldi” Cümlesi İle Taşınmış Olacağım…
Devlerin Aşkı, Aşkın Kaderiymiş Bu!
Yani, Sen Gelmeden Önce Bir Fatiha İle Geçip Gitmiş Olacağım!
Fakat Eşyalarım… Kokum…
En Son Giydiğim Gömlek, En Son Kullandığım Havlum,
Yastığım, Çarşafım, Sen Yazılı Kâğıtlarda Gözyaşım
Birde Duvarlara Vurmuş Gölgemi Sana Bıraktım…
Tam Orada Gölgem Üzerine, Sen Gölgeme Düşeceksin!
Neyi Görüp, Neye Dokunursan
Ve Ne Kadar Özlediysen Sarılıp Biz Diye, Sarılıp Ben Gibi…
Sakın Ha! Hani “Tanrı İstemezse Yaprak Düşmezmiş” Ya?
Ne Olur, Bir Kez daha İsyana Yeltenme!
Devlerin Aşkı, Dev Acılarla Son Bulurmuş!
Sakın Ağlama, Dokunamam,
Çiğ Tanelerine Dayanamam,
Ağlama Ne Olur, Mavi Gözlerine Kıyamam!
V
İyi Yaşa, Mutlu Kal Kadınım,
Yıkık Hayallerle Düşüyorum,
Düşüyorum Kırık Kanadım…
Yüreğimin Yüreği,
Gönlümün Helali Hoşçakal…
Hoşçakal Hüznüm…
Ruhumla Bin Zerreye Bölünüp Karışacağım Gökyüzüm
VEDALAR BİZE YAKIŞMAZDI AMA
SEN VEDASIZ GİTMİŞTİN, HOŞÇA KAL...
Yüreğimle Sevdasını, Sana Bıraktım,
Aşkımın, Aşkına Sözlerimin Şahidi,
Yüce Allah’a Emanetsin, Emanetlerimle Kal...
Ben Bu Aşkın Sonsuz Yolculuğun da
Mahşerde Düğün Dernek Kurmaya
Sensizliği Alıp Yanıma
Kimsenin Bir Daha Ayıramayacağı Diyara Gidiyorum,
HOŞÇAKAL.
Şiir : Zeki YÜNCÜOĞLU VideoSlayt: Nafiye76
16 -5 - 2008
İskenderun